ESKİYAYUREGİM

GENEL
www.medris202020.blogcu.com
ANA SAYFAM
PROFİLİM
ARŞİVİM
FORUM
sofi
LİNK ADI
ÜYE OL
Server İsmi

LİNK ADI

LİNK ADI
LİNK ADI
LİNK ADI
LİNK ADI
LİNK ADI
LİNK ADI
LİNK ADI
Server İsmi
AŞKIN ANLAMI
LİNK ADI
LİNK ADI
LİNK ADI
LİNK ADI

SESLİ ŞİİR




Server İsmi
LİNK ADI
LİNK ADI
LİNK ADI
LİNK ADI
LİNK ADI
LİNK ADI
LİNK ADI
LİNK ADI)

ESKİYAYÜREĞİM Fan Clup
Google

22/3/2007

ağlıyorum

 Gitmişsin senin için geldiğim bu şehirden kimsenin bilmediği bir yere. Ne bir haberin kalmış, ne başka bir şey suçlu kaçışının gidişinde. Nereye gittin ve bir gün dönecek misin bilmiyorum. Oysa ben buraya seni yaşamaya gelmiştim. Varolduğunu sandığım umut dolu bekleyişine son vermek için... Umursamaz gidişinin boşluğuyla dolu yüreğimi, sensizliğin acısıyla kıvranan şehre verip avutacağım ve seni yaşayacağım her şeye rağmen.
     Suçlu kaçışı dedim ya gidişine; öyle çabuk, öyle belirsiz ve öyle acemi. Her şeyin burada. Sana ait, seninle ilgili ve sen olan her şey. Bu şehir sensin sanki. Ya da yok oluşunla varolmuş, sen olmuş bu şehir.
     Ne çok severdin burayı. Neden gittin, nasıl gittin anlamadım. Umursamaz değildin. Vefasız? Hiç değil. Ama gittin. Aslında giderken kendini bırakmış gibisin.
     Kokun havaya sinmiş, her solukta seni çekiyorum ciğerime. Ve içimin her köşesinde seni duyuyorum. Saçların rüzgar olup yüzüme çarpıyor tel tel. Ardından en hünerli rakkasenin dansında yayılıyor bütün bedenime. Hüznün bulutlara, göz yaşların yağmura karışmış, ıslatıyor iliklerime kadar. Ve ben iliklerime kadar yaşıyorum seni.
     Şu koşan çocuğun yüzündeki gülücükte hayallerin var, uçan kuşun kanadında umudun.Çatılmış kaşlarda korkularını, şu bembeyaz yüzde sevgini unutmuşsun giderken.
     Hatırlar mısın? Yıldızları paylaşırdık. En parlağı, en büyüğü ve en güzeli sana düşerdi hep. Taksimatı sen yapardın, ben kabul ederdim. Paylaşımın sonunda yıldızlardan daha parlak, daha büyük ve daha güzel bir busenin olduğunu bilirdim ama. Yanağımı öper, sarılırdın sıkıca. Ve ben bütün yıldızları sana vermeye razı olurdum bir kerecik sarılman karşılığında. Bugün ilk defa ben taksim ettim yıldızları. Yine en parlağı, en büyüğü ve en güzeli senin payına düştü. Yanağımı karanlık öptü, gece sarıldı sıkıca...
     Hani yalnız bir çınar vardı küçük tepenin başında. Gölgesinde oturur, şiirler okurduk. Bildiğim bütün şiirleri okuttururdun ya hani. Ve okuduğum her şiirde hüzünlenirdin ya. Bugün bildiğim bütün şiirleri çınar okuttu ve yalnız gölgesi yaşadı hüznü.
     Çay içtik havuzlu bahçede, ben ve gülüşün. Sohbet ettik, konuştuk havadan sudan. Ben konuştum o dinledi, o konuştu ben dinledim. Durgunlaştı, kalktı gitti bir ara. Yerine acı dolu tebessüm bıraktı sadece.
     Bir çocuğun elini tuttum. Sıktım, okşadım, ellerimle hapsettim. Öptüm, kokladım hatta ısırdım. Kızardı bembeyaz pamuk elleri. Ve ‘’canım acıyor’’ diye sen kızdın çocuk ağladı.
     Evinizin önünden geçtim defalarca, yalnız perdeler baktı pencereden ve sadece kaldırımlar gülümsedi. Ürkek, tatlı bir heyecan gelip özlediğini söyledi. Süzülüp giderken baktım ardından uzun uzun, doymadım ama yetti.
     Dolunay gecesi sarhoşları sirkeden farksız şaraplarını yudumladılar. Ceplerinde kırık leblebi, yürekleri hasret ve hüzün dolu... Ve ben senin için geldiğim bu şehirden yazdığım mektubu dolunay gecelerinde boşalan yeşil şarap şişesinde bilmediğim o yere gönderiyorum, bir gün sana ulaşacağını umarak. Tıpkı bir gün seni görmeyi umduğum gibi...
     Ben hep yanımda olmanı isterdim, sen fırsat buldukça gelirdin. Biliyorum, yaşadığın her anda fırsat arardın ama yalnızca gelebildiğin zamanlarda bulurdun. Sen yanımdayken zamanın durmasını dilerdim gitmeyesin diye. Ve ben bir türlü doyamazdım sana. Öylesine isterdim ki vaktin durmasını... ‘’N’olur hiç geçmese zaman, dolu dolu yaşasam seni kıyamete kadar. Hatta kıyamette olmasa, seni yaşamaya doyum da... Yaşasam yaşayabildiğimce...
     “Bir gün benden bıkar mısın?” demiştin, gülmüştüm. “Senden bıkmak mı? Bu mümkün değil ki” diyememiştim, ya da gerek duymamıştım. Sadece gülmüştüm. Söyleyeyim: “Senden bıkmadım hiç. Senden bıkmayacağım hiç. Ve bil ki; bıktığım gündür kıyamet, ya da bıktığın gündür.”
     Adım adım gezdim şehrin her yanını. Küçük tepeyi, havuzlu bahçeyi, sizin sokağı... Her yerde sen varsın ve hiçbir yerde yoksun. Sokaklar boş, cansız ve hareketsiz. Neden her taraf yerle bir? İnsanlar nereye gitti? Gözlerim mi görmüyor, yoksa dünya mı karardı? Bu yakıcı soğuk, bu çıldırtan sessizliğin sebebi ne? Ben seni yaşamaktan bıkmadım ... Ya sen?
     Unutma ki bıktığın gündü kıyamet...


EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu


Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır

« Önceki :: Sonraki »

SON YAZILARIM




KATAGORİLERİM

DOWNLAND

» LimeWire Basic 4.12.4

» Windows Live Messenger (Türkçe) 8.0.0792

» Winamp Surround Edition 5.25 Full Beta 801

» Ares Lite Edition 1.8.1

» MSN Messenger (Türkçe - Windows 98/ME için) 7.0.0816

» Google Earth 4.0.1693 Beta

» WinRAR (Türkçe) 3.60 Beta 8

» BvT Live TV 2.0

» Avast! 4 Home Edition 4.7.871

» Turing Translator 6.02

SON YORUMLAR

Harika
yardın
SITEYE
selam
yaşamanin gayesi
oğlak ve balık burcu :D
BALIK BURCU YANİ BEN:)
SEVGİ EMEK İSTER
OĞLAK BURCU
sensin dandik!

ARKADAŞLARIM







KİŞİ SAYACI

web page counters

Reklam Alanımız CokHit.Com

aylik 5 ytl baslayan imaknlarla karsınızda :)

djsulkay@hotmail.com

adresinden bize ulaşın