ESKİYAYUREGİM

GENEL
www.medris202020.blogcu.com
ANA SAYFAM
PROFİLİM
ARŞİVİM
FORUM
sofi
LİNK ADI
ÜYE OL
Server İsmi

LİNK ADI

LİNK ADI
LİNK ADI
LİNK ADI
LİNK ADI
LİNK ADI
LİNK ADI
LİNK ADI
Server İsmi
AŞKIN ANLAMI
LİNK ADI
LİNK ADI
LİNK ADI
LİNK ADI

SESLİ ŞİİR




Server İsmi
LİNK ADI
LİNK ADI
LİNK ADI
LİNK ADI
LİNK ADI
LİNK ADI
LİNK ADI
LİNK ADI)

ESKİYAYÜREĞİM Fan Clup
Google

24/8/2007

Göz yaşlarının tuzunu içtim kana kana ay dünyaya tutkundu bende sana,ay dünyaya uzaktı sen de bana…Delirdim, kendimden geçtim günler sonra bir oda dolusu yalnızlığımla attım kendimi sokaklara sana geliyorum bu gece ama bu gece çok uzun bir gece..

Aşkım canım benim sensiz geçen soğuk ve solgun akşamlar hasretini azdırsa da ağlatsa da kanatsa da yüreğimi ben sana geliyorum en güzel dileklerle aşkımı aşkına katarak yüreğimi yüreğine ko¤¤¤¤¤ en coşkulu halimle en büyük sevdayla sana susamışlığımla sana geliyorum birtanem..sana..


27/4/2007

gitme

Gitme Gitme figan düşer denizlere sular çekilir yağmur yağmaz vahalardan kirpiklerime bir rüzgar hıçkırır tenhada, bir dal kırılır boynunu büker sabah kervanları kelebekler ölür gitme bir yıldız küser göğüne, içini çeker bir çocuk şaşırır yönünü rüzgarlar bütün pınarların suyu çekilir solar nazlı çiçekleri kalbimin, üzülürüm gitme öksüz kalır içimdeki imge dağları saçlarını öpen seher yeli, çoban yıldızı bir daha turnalar geçmez, bülbüller ötmez çiçekler açmaz bahçemde ah be gülüm Gitme acılara mahkum olur yüreğim ardında fırtınalar kalır, ayrılıklar, anılar, yanlızlıklar boynu bükük aşklar, gözü yaşlı şarkılar alışamam yokluğuna, yokluğun ölüm gitme içimdeki bütün vagonlar devrilir bir kar yağar istasyonlara, üşürüm gel gitme sevgilim terketme beni umutsuz çaresiz bekletme beni gitme bütün ormanlar ateşe verilir kuşlarda gider bu kent de, ölürüm gitme kal menevşeler açsın dağlarda sevince dönüşsün gökyüzü iki çığlık arasında bırakma beni ah gülüm yokluğuna alışamam yokluğun ölüm.


22/3/2007

ağlıyorum

 Gitmişsin senin için geldiğim bu şehirden kimsenin bilmediği bir yere. Ne bir haberin kalmış, ne başka bir şey suçlu kaçışının gidişinde. Nereye gittin ve bir gün dönecek misin bilmiyorum. Oysa ben buraya seni yaşamaya gelmiştim. Varolduğunu sandığım umut dolu bekleyişine son vermek için... Umursamaz gidişinin boşluğuyla dolu yüreğimi, sensizliğin acısıyla kıvranan şehre verip avutacağım ve seni yaşayacağım her şeye rağmen.
     Suçlu kaçışı dedim ya gidişine; öyle çabuk, öyle belirsiz ve öyle acemi. Her şeyin burada. Sana ait, seninle ilgili ve sen olan her şey. Bu şehir sensin sanki. Ya da yok oluşunla varolmuş, sen olmuş bu şehir.
     Ne çok severdin burayı. Neden gittin, nasıl gittin anlamadım. Umursamaz değildin. Vefasız? Hiç değil. Ama gittin. Aslında giderken kendini bırakmış gibisin.
     Kokun havaya sinmiş, her solukta seni çekiyorum ciğerime. Ve içimin her köşesinde seni duyuyorum. Saçların rüzgar olup yüzüme çarpıyor tel tel. Ardından en hünerli rakkasenin dansında yayılıyor bütün bedenime. Hüznün bulutlara, göz yaşların yağmura karışmış, ıslatıyor iliklerime kadar. Ve ben iliklerime kadar yaşıyorum seni.
     Şu koşan çocuğun yüzündeki gülücükte hayallerin var, uçan kuşun kanadında umudun.Çatılmış kaşlarda korkularını, şu bembeyaz yüzde sevgini unutmuşsun giderken.
     Hatırlar mısın? Yıldızları paylaşırdık. En parlağı, en büyüğü ve en güzeli sana düşerdi hep. Taksimatı sen yapardın, ben kabul ederdim. Paylaşımın sonunda yıldızlardan daha parlak, daha büyük ve daha güzel bir busenin olduğunu bilirdim ama. Yanağımı öper, sarılırdın sıkıca. Ve ben bütün yıldızları sana vermeye razı olurdum bir kerecik sarılman karşılığında. Bugün ilk defa ben taksim ettim yıldızları. Yine en parlağı, en büyüğü ve en güzeli senin payına düştü. Yanağımı karanlık öptü, gece sarıldı sıkıca...
     Hani yalnız bir çınar vardı küçük tepenin başında. Gölgesinde oturur, şiirler okurduk. Bildiğim bütün şiirleri okuttururdun ya hani. Ve okuduğum her şiirde hüzünlenirdin ya. Bugün bildiğim bütün şiirleri çınar okuttu ve yalnız gölgesi yaşadı hüznü.
     Çay içtik havuzlu bahçede, ben ve gülüşün. Sohbet ettik, konuştuk havadan sudan. Ben konuştum o dinledi, o konuştu ben dinledim. Durgunlaştı, kalktı gitti bir ara. Yerine acı dolu tebessüm bıraktı sadece.
     Bir çocuğun elini tuttum. Sıktım, okşadım, ellerimle hapsettim. Öptüm, kokladım hatta ısırdım. Kızardı bembeyaz pamuk elleri. Ve ‘’canım acıyor’’ diye sen kızdın çocuk ağladı.
     Evinizin önünden geçtim defalarca, yalnız perdeler baktı pencereden ve sadece kaldırımlar gülümsedi. Ürkek, tatlı bir heyecan gelip özlediğini söyledi. Süzülüp giderken baktım ardından uzun uzun, doymadım ama yetti.
     Dolunay gecesi sarhoşları sirkeden farksız şaraplarını yudumladılar. Ceplerinde kırık leblebi, yürekleri hasret ve hüzün dolu... Ve ben senin için geldiğim bu şehirden yazdığım mektubu dolunay gecelerinde boşalan yeşil şarap şişesinde bilmediğim o yere gönderiyorum, bir gün sana ulaşacağını umarak. Tıpkı bir gün seni görmeyi umduğum gibi...
     Ben hep yanımda olmanı isterdim, sen fırsat buldukça gelirdin. Biliyorum, yaşadığın her anda fırsat arardın ama yalnızca gelebildiğin zamanlarda bulurdun. Sen yanımdayken zamanın durmasını dilerdim gitmeyesin diye. Ve ben bir türlü doyamazdım sana. Öylesine isterdim ki vaktin durmasını... ‘’N’olur hiç geçmese zaman, dolu dolu yaşasam seni kıyamete kadar. Hatta kıyamette olmasa, seni yaşamaya doyum da... Yaşasam yaşayabildiğimce...
     “Bir gün benden bıkar mısın?” demiştin, gülmüştüm. “Senden bıkmak mı? Bu mümkün değil ki” diyememiştim, ya da gerek duymamıştım. Sadece gülmüştüm. Söyleyeyim: “Senden bıkmadım hiç. Senden bıkmayacağım hiç. Ve bil ki; bıktığım gündür kıyamet, ya da bıktığın gündür.”
     Adım adım gezdim şehrin her yanını. Küçük tepeyi, havuzlu bahçeyi, sizin sokağı... Her yerde sen varsın ve hiçbir yerde yoksun. Sokaklar boş, cansız ve hareketsiz. Neden her taraf yerle bir? İnsanlar nereye gitti? Gözlerim mi görmüyor, yoksa dünya mı karardı? Bu yakıcı soğuk, bu çıldırtan sessizliğin sebebi ne? Ben seni yaşamaktan bıkmadım ... Ya sen?
     Unutma ki bıktığın gündü kıyamet...



21/3/2007

GİTTİNYA

Seni özlemek geldi içimden
Çocuklugumu özler gibi
Babamin eve gelisini gözler gibi
Sobanin üzerinde kizarmis ekmek
Çaydanlikta tikirdayan çay
Içmek geldi seni içimden
Oh çekerek yudum yudum
Aglamak geldi içimden
Hüngür hiçkirik çocukça
Hiç neden olmasa bile
Türlü kaprisler yaparak sana...
Karanliktan korktum da yine
Yataginda uyumak istedim
Sokulup kedi gibi koynuna
Sicakligini duymak istedim
Haydi evcilik oyna benimle
Çamurdan köfteler yap bana
Bu yaramaz bebegine
Ninniler söyle dizinde
Haydi çocuk gibi davran bana
Hiç olmadigim kadar çocukça
Çocukluguma ver bütün bunlari
Farzet ki -
Çocukça asik olmak geldi içimden...


4/3/2007

hüzün çiçeğim

 

belki sen bu satırları bulup okurken ben senden çok uzaklaşmış olacağım gecenin zifir karanlığında çakl sesleriyle boğuşacağım. seni hiç incitmeden kırmadan bu defa haber etmeden uzaklaşacağım bu kentten .merak etme beni hiç olurmu birtanem sakın üzülmede ardımdan banada kızma olurmu hani ilk başladığımız gibi bir tebesüm bir heyacan bin bir umutla yeşeren sevdamızı bir zemheri fırtınasının sonunda yeşeren papatyalara emanet ediyorum. biliyorum en çok sevdiğin çiçek papatyaydı benimde en sevdiğim renk sarı sonbahardı .işte bak seni üzmeden en sevdiğin mevsimde yalnız bırakıyorum baharın başlangıcı papatyaların yeşerişi .
biliyorum sen gene papatyalarla yeşereceksin yeşerip sevmeyi sevilmeyide hak ediyorsun .
çok düşündüm günlerce gecelerce sabahladım ten kokunla şehirin kirli sularını içime çektim ama bu defa yutkunamıyorum boğuluyorum adeta ağır gelıyor hersey yorgun bedenim taşıyamaz oldu bu hasreti .git demesini beceremediğim gibi sana gelde diyemiyorum artık ay sahrud üşüyorumha tut ellerimi .
hatırlıyormusun işlk göz göze gelişimizi nasılda beklemiştim senı gecenin soğunda bir benzin ıstasyonunda .belkide gelmeyeceğini düşünmüştüm ama olsun seni beklemek genede güzeldi o heycanı yaşamak sana kavuşma ümüdü vardıya o yetiyordu bedenimi ısıtmaya. gelmiştin sonunda bedenim tir tir titriyordu yanımdaydın benimdin en güzel anımdı bu ellerim ellerindeydi gözlerim gözlerinde kayboluyordu eriyordu yürüğem her nefes alışında o günler hiç bitmemeliydi hiç sabah olmamalıydı durmalıydı zaman orada ama zaman durmadan geçiyordu farkında bile değildik .ve sen mutluluğun tadını yaşamaya başlarken ben sana zorakki zarar vermeye başlamıştım bille evet belkide hiç afedilemeyecek hatalar yaptım zorakkide olsa ama unutmaki sevginede layık kaldım hep bir bütündü senle bedenim .birde senin hep şüphelerin vardıya işte sevgimizi ezdiren en büyük nedenlerinde buydu anlıyorsun dimi birtanem .
ve ayrılma anı gelmişti sen geri dönecektin ben hem hatalırmla hemde hasretınle yanıp tutusacaktım yeniden gitmeliydin artık seni bekliyenler vardı ama aklın hep bende kalacaktı biliyorum belki benden daha çok sevmiştin beni o olanlar yaşanmasaydı belkide hiç ayrılmayacaktı .keşkeler o kadar çokki hayatımızda asılı kalıyor düşlerimiz keşkelerle .
ve son gecemizdi bu seni yolcu ediyorum bir havaalanın koridorlarında ama içimde hem bir korku hem ayrılış acısı.
gitme dersem gitmezmiydin deli sevdam beni bırakmazmıydın herseye rahmen severmiydin beni .
.............. ardı sıra noktalarla kalan bir vedalaşma nasılda soguk var sabahın ayazında iki gözüm iki çeşme ağlıyor istanbul sanki üstüme yıkılıyor birtanem.
kim durdurabilirki kanayan yaramı kim susturabilirki feryadım kayıyor birer birer yıldızlarımız geçiyor bir filim şeridi gibi aşk sahneleri düş bahçemden ayaz vurdu göğsüme buz kesmiş yüreğim gidiyorum sevdiğim hoşçakal.
artık hiç bişi tat vermiyor eskisi gibi sevdiceğim.
hani hatırlıyormusun saatlerce gelecek ümüdiyle bir sandalyeye mahkum ederdim adeta hayatımı saatlerce bır klavye başında gelmeyeceğini bile bile beklemek bunu anlıyormusun hüzün çiçeğim.
ay sahrud üşüyorumha tut ellerimi .
ve bir vedanın ardında bu cümleler kalı verdi hayatımızda sen gene aynı kadın bense bitmiş tükenmiş bir vaziyette bir eşkiya .
S€Nİ SEVİYORUM HÜZÜN ÇİÇEĞİM.


« Önceki ::

SON YAZILARIM




KATAGORİLERİM

DOWNLAND

» LimeWire Basic 4.12.4

» Windows Live Messenger (Türkçe) 8.0.0792

» Winamp Surround Edition 5.25 Full Beta 801

» Ares Lite Edition 1.8.1

» MSN Messenger (Türkçe - Windows 98/ME için) 7.0.0816

» Google Earth 4.0.1693 Beta

» WinRAR (Türkçe) 3.60 Beta 8

» BvT Live TV 2.0

» Avast! 4 Home Edition 4.7.871

» Turing Translator 6.02

SON YORUMLAR

Harika
yardın
SITEYE
selam
yaşamanin gayesi
oğlak ve balık burcu :D
BALIK BURCU YANİ BEN:)
SEVGİ EMEK İSTER
OĞLAK BURCU
sensin dandik!

ARKADAŞLARIM







KİŞİ SAYACI

web page counters

Reklam Alanımız CokHit.Com

aylik 5 ytl baslayan imaknlarla karsınızda :)

djsulkay@hotmail.com

adresinden bize ulaşın